Google Reklamlari

Yaşlı adamın ağlatan cümlesi

Yaşlı bir bey, sabah erken evinden çıkmış, yolda ilerlerken, bir bisikletlinin çarpmasıyla yere yuvarlanmış ve hafif yaralanmış.

Sokaktan geçenler yaşlı beyi hemen en yakın sağlık birimine ulaştırmışlar.

Hemşireler, önce pansuman yapmışlar ve ‘biraz beklemesini ve röntgen çekerek her hangi bir kırık veya çatlak olup olmadığını inceleyeceklerini’ söylemişler.

Google Reklamlari

Yaşlı bey huzursuzlanmış; ‘acelesi olduğunu, röntgen istemediğini’ söylemiş. Hemşireler merakla acelesinin nedenini sormuşlar.

‘Eşim huzur evinde kalıyor. Her sabah birlikte kahvaltı etmeye giderim, gecikmek istemiyorum’ demiş. 

‘Eşinize haber iletir gecikeceğinizi söyleriz’ deyince. 

Yaşlı adam üzgün bir ifade ile ‘Ne yazık ki karım Alzheimer hastası hiç bir şey anlamıyor, hatta benim kim olduğumu dahi bilmiyor’ demiş. 

Hemşireler hayretle ‘Madem sizin kim olduğunuzu bilmiyor neden hergün onunla kahvaltı yapmak için koşuşturuyorsunuz?’ diye sormuşlar.


Adam buruk bir sesle ‘Ama ben onun kim olduğunu biliyorum’ demiş.

BAŞKA BİR HİKAYE: BARDAĞI YERE BIRAKIN

Profesör elinde içi dolu bir bardak tutarak dersine başladı
Herkesin göreceği bir şekilde tutuyordu ve ardından sordu :
“Bu bardağın ağırlığı sizce ne kadardır?”
’50gm!’ …. ‘100gm!’ …..’125gm’
..diye öğrenceiler yanıtladı.

“Bardağı tartmadıkça gerçekten ben de bilemem,” dedi profesör, “ama, benim sorum şu ki :
Bu bardağı böyle birkaç dakikalığına tutsaydım ne olurdu?”
‘Hiçbirşey’ …..diye yanıtladı öğrenciler

Tamam peki 1 saat boyunca tutsaydım ne olurdu?’ diye sordu profesör bu kez…

Kolunuz ağrımaya başlardı efendim’ diye öğrencilerden biri yanıtladı

“Haklısın, peki şimdi ben 1 gün boyunca tutsam ne olurdu?”
“Kolunuz iyice ağrır, kas spazmı & batar vs gibi sorunlar yaşardınız ve hastaneye gitmek zorunda kalırdınız!”
….. tüm öğrenciler çeşitli yorumlar yaptı ve gülüştüler

“Çok iyi.
Peki tüm bu sorunlar olurken bardağın ağırlığında bir değişme olur muydu?”
Diye sordu profesör.
‘Hayır‘…. Diye yanıtladı herkes

“Peki o zaman kolun ağrımasına ve kas spazmına neden olan neydi?”
Öğrenciler bulmaca çözermişçesine düşünmeye başladılar.
“Acıdan ve ağrıdan kurtulmak için ne yapmam gerekir bu durumda?”diye tekrar profesör sorar
“Bardağı bırakın düşsün!” diye öğrencilerden biri yanıt verir.

“Kesinlikle!” der profesör.
Hayatın problemleri de böyle birşeydir.
Onları kafanda birkaç dakika tutarsın . Bir sorun yokmuş gibi görünür.
Uzun bir süre düşünürsün . Başınız ağrımaya başlar
Daha uzun düşünün . Artık seni bitirmeye ve hiçbir şey yapamamana neden olur.

Hayatınızdaki mücadeleleri ve problemleri düşünmek önemlidir,
Fakat DAHA ÖNEMLİSİ onları her günün sonunda, uyumadan önce yere bırakmaktır (bardak gibi).
Bu şekilde strese girmez, ve her gün taze bir beyin ile uyanır ve her konuyla ve yolunuza çıkan her mücadele ile başa çıkabilecek güçte olursunuz!
 
 
“Bardağı yere bırakın bugün!”

Google Reklamlari

Kimler Neler Demiş?

avatar
  Subscribe  
Bildir