Google Reklamlari

Somurtan bilge hikayesi

İngiliz filozoflarından Richard Bentley, çok çekingen biriydi. Fransa’da iken bir prensesin davetine çağrılmıştı. 

Davetliler, kendisine çok sıcak ilgi gösterdikleri halde, o köşesinde somurtkan bir halde duruyordu.

Meclistekilerden biri, Prensese sordu:

— Bu orijinal yabancı da kim?

Google Reklamlari

Prensesin cevabı şöyleydi:

— O öyle bir bilgindir ki, bütün dünya dillerinde iskemleye ne denildiğini bilir, ama iskemlenin üstünde nasıl oturulacağını bilmez!

BAŞKA BİR HİKAYE: HEDEF Mİ HEDEFE GÖTÜREN YOL MU?

Genç bir adam, Japonya’yı bir baştan bir başa dolaşıp ünlü ustaların bulunduğu okulları gezer. 

Ünlü bir okula geldiğinde, bu okulun ustasıyla görüşmek ister.

Genç adam ustanın karşısına çıktığında “benden istediğin nedir?” diye sorar usta.

“Sizin tarafınızdan eğitilmek ve ülkenin en iyi karate ustası olmak istiyorum. Bunun için kaç sene çalışmam gerek?” diye sorar genç adam. 

“En az on sene” diye cevap verir usta.

“On yıl çok uzun bir süre” der genç adam. “Peki ya öğrencilerinizden iki kat daha fazla çalışsam?”diye sorar. 

“Yirmi yıl” diye cevap verir usta.

“Yirmi yıl! Peki ya gece gündüz bütün gücümle çalışsam?”

Bu kez ustanın cevabı “Otuz yıl” olur.

“Her seferinde size daha fazla çalışacağımı söylüyorum ve siz ulaşma süremin daha da uzayacağını söylüyorsunuz. Bu nasıl olur?” diye sorar genç adam.

“Cevabı oldukça basit” der usta. 

“Bir gözünü varmak istediğin noktaya dikersen, o noktaya giden yolu bulabilmek için geriye bir tek gözün kalır.”

BAŞKA BİR HİKAYE: YOLUMUZDAKİ ENGELLER

Eski zamanlarda bir kral, saraya gelen yolun üzerine kocaman bir kaya koydurmuş, kendisi de neler olacağını görmek için pencereye oturmuştu.

Sabahtan oğlene kadar ülkenin en zengin tüccarları, en güçlü kervancıları, saray görevlileri birer birer geldiler ve hepsi kayanın etrafından dolaşıp saraya girdiler. Pek çoğu kralı yüksek sesle eleştirdi. 

Halkından bu kadar vergi alıyor, ama yolları temiz tutamıyor. 

Daha sonra Saraya meyve ve sebze getiren bir köylü çıkageldi. 

Sırtında taşıdığı  küfeyi yere indirerek iki eli ile kayaya sarıldı. Ikına sıkına itmeye başladı. 

Sonunda kan ter içinde kaldı ama, kayayı da yolun kenarına çekmeyi başardı. 


Tam küfesini yeniden sırtına  almak üzereydi ki, kayanın eski yerinde bir kesenin durduğunu gördü. Açtı.. Kese altın doluydu. Bir de kralın notu vardı içinde.. 

“Bu altınlar kayayı yoldan çeken kişiye aittir” diyordu kral. Köylü, bugün dahi pek çoğumuzun farkında olmadığı bir ders almıştı. 

“Her engel, yaşam koşullarınızı iyileştirmenizi sağlayacak bir fırsattır..”

Google Reklamlari

Kimler Neler Demiş?

avatar
  Subscribe  
Bildir