Google Reklamlari

Ön yargıların engellediği başarılar !

O gün derse geç kalmıştı. İlk ders Matematikti. Hocayı ve arkadaşlarını rahatsız etmemek için kantinde oturmuş, dersin bitmesini beklemişti.

Bir sonraki ders için sınıfa girdiğinde, tahtada, sonunda soru işareti bulunan iki işlem gördü. Kalemini defterini çıkarıp hemen not etti kimsecikler tahtayı silmeden. 

Diğer dersler bitmiş, eve dönmüştü. Defterinde çözülecek iki tane soru vardı. Defterini açtı, ama sorular bayağı zor görünüyordu. Sınıfta durumu da fena sayılmazdı hani. Uğraştı durdu soruları çözmek için. Hoca bazen böyle ev ödevi verir ve yapılıp yapılmadığını da kontrol etmezdi. Ancak yapanlar mutlaka bunun karşılığını en azından bir iltifatla alırlardı. Bazen nota da etki ederdi tabii bu durum. 

Ertesi gün uzun uğraşlardan sonra çözdüğü soruları koydu hocanın masasının üzerine. Biraz da zor olmuştu hani. Hocanın yüzünde değişiklikler oluyordu işlemi kontrol ederken:

— Nasıl buldun bu sonucu? dedi hoca heyecanla. Bu soru 150 yıldır çözülemiyordu. Ben dün tahtaya matematiğin problemlerini anlatırken yazmıştım bu soruları. Kendim çözmeyi denemediğim gibi, bizim gibi normal(!) insanların da denemeyeceğini düşünüyordum. Enteresan! dedi.

Şaşırarak cevap verdi hocaya:

— Dün derse geç kalmıştım. Tahtada soruyu görünce diğer ödevler gibi zannettim. Ve biraz da zorlanarak akşam evde yaptım. 

Hoca sınıfa döndü:

— İşte arkadaşlar, 150 yıllık soru dediğimiz, aslında 150 yıllık önyargı imiş. Ah biz de önyargılarımızdan kurtulabilsek, 2000 yıllık soru ve sorunları da çözeriz herhalde.

Google Reklamlari

BAŞKA BİR HİKAYE: İNSAN BİR GÜN VİRGÜLÜ KAYBETTİ

Bir gün insan virgülü kaybetti.

O zaman cümlelerden korkar oldu ve basit ifadeler kullanmaya başladı.


Cümleleri basitleşince düşünceleri de basitleşti.

Bir başka gün ise ünlem işaretini kaybetti.

Alçak bir sesle ve ses tonunu değiştirmeden konuşmaya başladı.

Artık ne bir şeye kızıyor ne de bir şeye seviniyordu.

Üstelik hiçbir şey onda en ufak bir heyecan uyandırmıyordu.

Bir süre sonra soru işaretini kaybetti.

Artık soru sormaz oldu.

Hiçbir şey ama hiçbir şey onu ilgilendirmiyordu.

Ne kainat ne dünya ne de kendisi umurundaydı.

Birkaç sene sonra iki nokta işaretini kaybetti.

Artık davranış sebeplerini başkalarına açıklamaktan vazgeçti.

Ömrünün sonuna doğru elinde yalnız tırnak işareti kalmıştı.


Kendisine ait tek bir düşünce bile yoktu.

Yalnız başkalarının düşüncelerini tekrarlıyordu.

Son noktaya geldiğinde düşünmeyi ve okumayı unutmuş vaziyetteydi.

Google Reklamlari

Kimler Neler Demiş?

avatar
  Subscribe  
Bildir