Google Reklamlari

Kız Kumu Efsanesi

Eski zamanlarda civarın kralının kızı ile bir balıkçı birbirlerine aşık olmuş. Ancak, kral kızı balıkçıya varamaz… Hal böyle olunca, kız ile delikanlı gizli gizli buluşuyorlar tabii… Kral baba bunu zaman içerisinde öğreniyor ve bir gece takip ettiriyor kızını… 

Diyorlar ki; balıkçı denizden geliyor, kız kumsalda onu bekliyor, bulunduğu yeri ışıkla işaret ediyor delikanlıya… Ve kral kızı ile delikanlı, gün ağarana kadar aşk oyunları yapıyorlar birbirlerine… Kral bir gece askerlerine kızını yakalamalarını ve kumsalda ışıkla balıkçıya işaret göndermelerini buyuruyor. Delikanlı ışığı görünce atlıyor kayığına ve kürek çekiyor bir manga askerin üzerine doğru… Kız askerlerin elinden kurtuluyor ve koşmaya başlıyor sevdiğini kurtarabilmek için ama koyun ta öbür ucuna yetişmesi imkansız…

Google Reklamlari

Ama sevda bu; kural falan dinlemez, atıyor kendini sulara… İşte o anda bir mucize gerçekleşiyor! Kızın adım attığı her yer kumsala dönüşürken peşinden koşan askerler bastıkça denize gömülüyor onca ağırlıkla…Kız kayığa kadar koşabiliyor… Ancak bir okçu tam o anda delikanlıyım hedefleyip salıyor okunu… Heyhat! Kız ile delikanlı birbirlerine sarılmışlardır bile ve ok gelip kızla buluşuyor… Derler ki; o kumlar, kızın kanı denize karışınca kırmızıya boyanmış… Delikanlı ise aldığı gibi gidiyor kızı, sonrasını ne gören var ne duyan!…

İşte burası güzeller güzeli doğa harikası KIZ KUMU.

Marmarise yolunuz düşerse uğramadan geçmeyin!

BAŞKA BİR HİKAYE: Hiç Hayallerinizden Sıfır Aldınız Mı?

Bu öykü, çiftlikten çiftliğe, yarıştan yarışta koşarak atları terbiye etmeye çalışan gezgin bir at terbiyecisinin genç oğluna kadar uzanır. 

Babasının işi nedeniyle çocuğun orta öğretimi kesintilere uğramıştı. Orta ikideyken, büyüdüğü zaman ne olmak ve yapmak istediği konusunda bir kompozisyon yazmasını istedi hocası..

Çocuk bütün gece oturup günün birinde at çiftliğine sahip olmayı hedeflediğini anlatan 7 sayfalık bir kompozisyon yazdı. Hayalini en ince ayrıntılarıyla anlattı. Hatta hayalindeki 200 dönümlük çiftliğin krokisini de çizdi.

Binaların, ahırların ve koşu yollarının yerlerini gösterdi. Krokiye, 200 dönümlük arazinin üzerine oturacak 1000 metrekarelik evin ayrıntılı planını da ekledi.

Ertesi gün hocasına sunduğu 7 sayfalık ödev, tam kalbinin sesiydi.. İki gün sonra ödevi geri aldı.
Kağıdın üzerinde kırmızı kalemle yazılmış kocaman bir ‘0’ ve ‘Dersten sonra beni gör’ uyarısı vardı.

‘Neden ‘0’ aldım? ‘ diye merakla sordu hocasına, çocuk..

‘Bu senin yaşında bir çocuk için gerçekçi olmayan bir hayal’ dedi, hocası.. ‘Paran yok. Gezginci bir aileden geliyorsun. Kaynağınız yok. At çiftliği kurmak büyük para gerektirir. Önce araziyi satın alman lazım. Damızlık hayvanlar da alman gerekiyor. Bunu başarman imkansız’ ve ekledi:

‘Eğer ödevini gerçekçi hedefler belirledikten sonra yeniden yazarsan, o zaman notunu yeniden gözden geçiririm.’

Çocuk evine döndü ve uzun uzun düşündü. Babasına danıştı. ‘Oğlum’ dedi babası ‘Bu konuda kararını kendin vermelisin. Bu senin hayatın için oldukça önemli bir seçim! .’

Çocuk bir hafta kadar düşündükten sonra ödevini hiçbir değişiklik yapmadan geri götürdü hocasına..
‘Siz verdiğiniz notu değiştirmeyin’ dedi..
‘Ben de hayallerimi..’…..

**********

O orta 2 öğrencisi, bugün 200 dönümlük arazi üzerindeki 1000 metrekarelik evinde oturuyor.
Yıllar önce yazdığı ödev şöminenin üzerinde çerçevelenmiş olarak asılı.

Öykünün en can alıcı yanı şu: Aynı öğretmen, geçen yaz 30 öğrencisini bu çiftliğe kamp kurmaya getirdi.

Çiftlikten ayrılırken eski öğrencisine:

‘Bak’ dedi, ‘Sana şimdi söyleyebilirim. Ben senin öğretmeninken, hayal hırsızıydım. O yıllarda öğrencilerimden pek çok hayal çaldım. Allah’ tan ki, sen, hayalinden vazgeçmeyecek kadar inatçıydın.’


Google Reklamlari

Kimler Neler Demiş?

avatar
  Subscribe  
Bildir