Google Reklamlari

Karanlıkta renk tarifi

Sevgi onu hiç tanımıyordu, ama Gökhan Sevgi’yi her zaman pencerede görüyordu. Onun gözlerinin görmediğini biliyordu.

Gökhan, lunaparkta bir gün Sevgi’yi yalnız başına otururken gördü. Onunla tanışmak için fırsat bulduğuna sevinmişti. Ne zamandır onunla arkadaş olmak istiyordu.

Google Reklamlari

Gökhan onun ne kadar yalnız olduğunu biliyordu. Sevgi’ye sessizce:

– Merhaba, dedi.

Sevgi de bu dostça çağrıya cevap verdi. En içten sesiyle sordu:

– Merhaba. Seni tanıyabilir miyim?

– Adım Gökhan. Sizin evin hemen bitişiğindeki evde oturuyorum. Seni sık sık pencere kenarında otururken görüyorum.

Sevgi çok sevinmişti. Sonunda bir arkadaşı olmuştu. Derken sohbet etmeye başladılar.

Gökhan, Sevgi’ye okulu anlattı. Sevgi, okulu ilk defa okula giden bir çocuğun ağzından dinliyordu. Okulun, sınıfın, kantinin nasıl bir yer olduğunu çok merak ediyordu. Bunun için Gökhan’ı büyük bir dikkatle dinliyordu. Onun anlattığı okul görüntülerini hayal etmeye çalışıyordu.

Gökhan, Sevgi’ye merak ettiği her şeyi anlatıyordu. Sevgi:

– Şimdi de kuşları anlat, dedi. Gökhan ona kuşları anlattı:

– Özgürlüğün tadını en iyi onlar çıkarırlar. Gökyüzünde rahatça uçarlar. Her birinin ayrı bir rengi vardır.

– Şimdi de renkleri anlat, dedi Sevgi.

Gökhan söyleyecek bir şey bulamadı. Renkleri nasıl anlatacağını bilemiyordu. Gökhan bir süre düşündü. Çok akıllı bir çocuktu. Sonra aklına renkleri anlatabilmenin bir yolu geldi. Sevgi’nin tam karşısına oturdu. Onun elini tuttu.

– Sürekli gördüğün karanlık…

– Biliyorum o siyah, dedi Sevgi.

– O zaman o siyahı yok edecek aydınlığı düşün, dedi Gökhan.

– Düşündüm, dedi Sevgi.

– İşte o aydınlık beyaz. Şimdi de seni yakan bir sıcaklık düşün.

– Ateş, dedi Sevgi.

– İşte o kırmızı, dedi Gökhan.

– Şimdi de cıvıl cıvıl bir şey düşün. İnsanları neşelendiren, içini coşturan.

– Kuşlar, büyüyen çiçeğim, dedi Sevgi.

– İşte o da yeşil. En son olarak da:

– Gücüne güç katan, değdiği yere hayat veren, benzeri olmayan bir şey düşün, dedi Gökhan.

– Güneş, dedi Sevgi.

– İşte o da sarı, dedi Gökhan.

Sevgi böylece renkleri öğrenmişti. Bundan böyle iki arkadaşın dostluğu uzun yıllar sürdü.

Özlem AYTEK

BAŞKA BİR HİKAYE: BİR ÇOCUĞUN GÖZÜNDEN ÖZGÜRLÜK

Babası, İspanya’nın en ağır siyasi cezalarının verildiği bir hapishanede mahkumdu küçük kızın.

Fırsat bulduğu her haftasonu babasını ziyaret için, annesiyle birlikte hapishaneye giderdi.

Yine bir ziyarete giderken babası için çizdiği resmi yanında götürdü ancak hapishane kurallarına göre özgürlüğü çağrıştıran her türlü şeyin mahkumlara verilmesi yasaktı.



Bu sebeple kağıda çizdiği kuş resmini kabul etmemişler ve oracıkta yırtmışlardı… 

Çok üzülmüştü küçük kız…


Babasına söyledi bunu, o da “üzülme kızım, yine çizersin; bu sefer çizdiklerine dikkat edersin olur mu?” dedi. 

Küçük kız diğer ziyaretinde babasına yeni bir resim çizip götürdü.

Bu sefer kuş yerine bir ağaç ve üzerine siyah minik benekler çizmişti.

Babası keyifle resme baktı ve sordu:

“Hmmm! Ne güzel bir ağaç bu! Üzerindeki benekler ne? Portakal mı? 

Küçük kız babasına eğilerek, sessizce:

“Hşşşşt! O benekler ağacın içinde saklanan kuşların gözleri!…”

Google Reklamlari

Kimler Neler Demiş?

avatar
  Subscribe  
Bildir