Google Reklamlari

Hayal hırsızı (muhteşem hikaye)

Bu öykü, çiftlikten çiftliğe, yarıştan yarışa koşarak atları terbiye etmeye çalışan gezgin bir at terbiyecisinin genç oğluna kadar uzanır.

Babasının işi nedeniyle çocuğun orta öğretimi kesintilere uğramıştı. Orta ikideyken, büyüdüğü zaman ne olmak ve yapmak istediği konusunda öğretmeni bir kompozisyon yazmasını istedi.

Google Reklamlari

Çocuk bütün gece oturup günün birinde at çiftliğine sahip olmayı hedeflediğini anlatan 7 sayfalık bir kompozisyon yazdı. Hayalini en ince ayrıntılarıyla anlattı. Hatta hayalindeki 200 dönümlük çiftliğin krokisini de çizdi. Binaların, ahırların ve koşu yollarının yerlerini gösterdi.

Krokiye, 200 dönümlük arazinin üzerine oturacak 1000 metrekarelik evin ayrıntılı planını da ekledi. Ertesi gün hocasına sunduğu 7 sayfalık ödev,tam kalbinin sesiydi. İki gün sonra ödevi geri aldı. Ödev kâğıdının üzerinde kırmızı kalemle yazılmış kocaman bir “0” ve “Dersten sonra beni gör” uyarısı vardı.

Çocuk, “Neden “0” aldım?” diye merakla sordu hocasına,

“Bu senin yaşında bir çocuk için gerçekçi olmayan bir hayal” dedi, hocası. “Paran yok. Gezginci bir aileden geliyorsun. Kaynağınız yok. At çiftliği kurmak büyük para gerektirir. Önce araziyi satın alman lazım. Damızlık hayvanlar da alman gerekiyor. Bunu başarman imkânsız” ve ekledi:

“Eğer ödevini gerçekçi hedefler belirledikten sonra yeniden yazarsan, o zaman notunu yeniden gözden geçiririm.”

Çocuk evine döndü ve uzun düşündü. Babasına danıştı. “Oğlum” dedi babası “Bu konuda kararını kendin vermelisin.Bu senin hayatın için oldukça önemli bir secim!..

Çocuk bir hafta kadar düşündükten sonra ödevini hiçbir değişiklik yapmadan geri götürdü hocasına.

“Siz verdiğiniz notu değiştirmeyin” dedi…

“Ben de hayallerimi…”

**************

O, orta 2 öğrencisi, bugün 200 dönümlük arazi üzerindeki 1000 metrekarelik evinde oturuyor.

Yıllar önce yazdığı ödev şöminenin üzerinde çerçevelenmiş olarak asılı.

Öykünün en can alıcı yani şu:

Aynı öğretmen, geçen yaz 30 öğrencisini bu çiftliğe kamp kurmaya getirdi. Çiftlikten ayrılırken eski öğrencisine “Bak” dedi,

“Sana şimdi söyleyebilirim. Ben senin öğretmeninken, hayal hırsızıydım. O yıllarda öğrencilerimden pek çok hayal çaldım. Allah’ tan ki, sen, hayalinden vazgeçmeyecek kadar inatçıydın.”

Sevgiyle kalın, umutla yaşayın ve asla hayallerinizden vaz geçmeyin…

BAŞKA BİR HİKAYE: FARENİN İBRETLİK HİKAYESİ

Ormanın birinde sürekli diğer hayvanlara musallat olan bir fare yaşamaktadır. 

Fareden çok çeken hayvanlar günün birinde toplanır ve ondan kurtulma görevini “ezeli düşmanı” kediye verir.



Farenin peşine düşen kedi onu bir ağacın altında olacaklardan habersiz beklerken görür, usta bir avcı gibi sessizce yaklaşır arkasından. 

Pençesini kaldırır, ama kedinin gölgesini gören fare şimşek hızıyla fırlar.

Hızlı bir kovalamaca sonunda düz bir ovaya gelirler. Sağına soluna bakan fare kaçacak yer olmadığını görür. 

Tek çare, düz ovanın ortasında yalnız başına otlamakta olan inektir. Nefes nefese ineğin yanına doğru koşar ve başlar yalvarmaya. 

Fareden az çekmeyen inek önce yardım etmek istemez ama yalvarmalarına fazla dayanamaz ve onu saklamaya razı olur. 

“Peki, peki. Uzatma da geç şöyle arkama” der inek. 

Fare arkasına geçince inek pisliğini üzerine bırakır. 

Fare pisliğin içinde kaybolur, ancak dik kuyruğu dışarıda kalmıştır. 

Kuyruğu gören kedi hemen ineğin yanına gelir. 

Kuyruğundan tuttuğu gibi fareyi pislikten çıkarır ve oracıkta YER!


***

Bu hikayeden çıkarılacak ders:


1. Üzerinize her pislik atan düşmanınız değildir.   

2. Sizi pislikten çıkaran herkes dostunuz değildir.   

3. Boğazınıza kadar pisliğe gömülmüşseniz, kuyruğu fazla dik tutmayın.

Google Reklamlari

Kimler Neler Demiş?

avatar
  Subscribe  
Bildir